1 Ocak 2013 Salı

 
2013'e dair: Pantha Rhei... Her şey akar... Ama?.. 
 

“Oranlar ne âlemde?” diye sormuştu adam.
Gülümseyerek, “İdeal” demişti kadın, “olması gerektiği gibi.”
“Yani?..”
“Yüzde 99 aşk ile yüzde 99 meşk arasında değişken. Bu oranlar arasındaki her seviye ideal. Yeter ki, birinden biri en az yüzde 1’e sahip olsun. Aşk veya meşk… biri sıfırlanmadığı sürece her zaman bir umut var demektir.”

(…)
“O zaman tamam” demişti adam. “Aşkı bundan sonra katık etme.” Kadın bakınca, eklemişti: “Ben de çok var.”
O da erkeğinin elinden tutmuş, burnunun ucuyla yolun sonunu, denizi işaret ederek, “Raylarımız buraya kadar geldi. Vagonlar bir bir boşaldı. En uzak istasyondayız artık. Konu aşksa, zannederim buraya kadar hiç gelen olmamış bugüne dek. Elimi sıkı tut!”
Elini sıkı sıkı tutmuştu adam. Buğu, “Hatırlıyor musun…” demişti, “bir gece, Galeri’de, minik terasımızda, ‘Aşk sonsuza dek gerçekten sürebilir mi, yoksa dedikleri gibi yaşadıkça hızla tüketiliyor mu?’ diye sormuştum sana. Sen de bundan korkuyordun en çok…”
Çizgi gözlerini uzakta gümüşi-kızıl yanıp sönerek ışıldayan denizden ayırmadan, “Ne demiştim ben?” diye sordu.

“’Aşkın çevresinde farkında olmadan biz de aynı yörüngede, aynı hızda hareket edersek, bunu yaparken aynı zamanda kendi çevremizde de dönebilirsek, başarabiliriz’ demiştin. Aşk bu niyetimizi hissettiğinde bize yardım edecektir. Önemli olan ilk günkü gibi sevişmek ve birbirimizi o günkü gibi yaşamak değil. Hatta yine filozof arkadaşlarından birinin lafını satmıştın, her şey değişir anlamında?..”
“Pantha Rhei… Her şey akar…”

“Evet, her şey akar. Asıl önemli olan, aşkın o günkü hızında yaşamak ve sevişmek demiştin. Artık birbirimizden bir kanıt bekliyor olmamak. Yine de inandırıcılığımızı kaybetmemek için ara sıra birbirimize mucizelerimizi göstermek. Hayatın sürprizleri bittiği yerde yenilerini yaratmak. Sırları tüketmemek. Birbirimizin gözünde güzel kalabilme kaygılarımızın ve hayatın saçma ayrıntılarını paylaşabilme heyecanının son bulmaması. Eskiyi gücendirmeden, yeni mekânlar, yeni insanlar bularak, yeni olaylara karışarak ilişkimizi hâlâ sorgulatmanın, tenimizde ve ruhumuzda yeni keşiflere çıkmanın keyfini yaşamak. Birbirimizi güldürmek. Ara ara saklanmak. Birlikte çapkınlık yapmak. Her aşkın kendine özgü doğasınca kıvama geldiği dengede birbirimizi mala dönüştürmeden  sahiplenmeyi başarabilmek. Aşk, sevgiye düşman değil demiştin; ama tutkusunu ve gizemini kaybetmemişse… Punduna geldiğinde bile sadık kalabilmek için.”

(Aşkın Haçsız Seferi'nden)

2013'de de tutkularınızın, gizeminizin ve ihtimallerinizin tükenmemesi dileğiyle...                          

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder